Ali Aydın

Mösyö de Pourceaugnac

18.01.2019
Mösyö de Pourceaugnac

Ankara DT güzel işler yapmaya, tiyatro severlerin gönlünü farklı oyunlarla fethetmeye devam ediyor. Beş altı oyun dışında tüm oyunları yenileyerek çok sayıda prömiyer ile girdiği 2018-19 sezonunda, geçen yıllarda başlattığı ‘’Buluşma Haftaları’’nı bu yıl da devam ettiriyor. Geçtiğimiz tiyatro sezonlarında ‘Shakespeare Oyunları Haftası’, ‘Anton Çehov Oyunları Haftası’, ‘Tek Kişilik Oyunlar Haftası’ ile yapılan Ankara buluşmaları son olarak geçtiğimiz ay ‘Yerli Kadın Yazarlar Haftası’ şeklinde organize edildi. Devlet Tiyatroları 15 Ocak’tan itibaren de ‘Klasikler Haftası’ başlığı ile diğer illerde temsile çıkan klasik oyunları Ankara’da bir araya getirdi. Ankara’dan iki, diğer bölgelerden altı oyunun yer aldığı haftada üç Moliere, iki Shakespeare ve birer Dostoyevski, Steinbeck ve Sofhokles oyunu yer alıyor.

Bu kadar değerli oyunun tek bir haftaya sığdırılması nedeniyle tiyatro severlerin tüm oyunları izleyemeyecek olması bir handikap olsa Ankara DT’nin zenginleştirilmiş turne politikasının desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Mösyö de Pourceaugnac, Ankara DT’nin gelenekselleşme yolunda ilerleyen turne haftalarının beşincisi olarak düzenlenen ”Klasikler Haftası” kapsamında temsil edilen oyunlardan biri ve Erzurum DT’ye ait bu oyunun Altındağ Tiyatrosu’nda gösterimi sürüyor.

Cimri, Kibarlık Budalası ve  Mösyö de Pourceaugnac  adlı eserleriyle haftayı Shakespeare ile birlikte domine eden Moliere, bu eserinde şehirli ve taşralı ayrımı üzerinden eğlenceli bir üslupla, döneminin Fransız toplumunun taşlamasını yapmış. Aklı kıt, parası çok bir taşralı olan Mösyö dö Pursoynak, kendisinden epeyce küçük yaştaki güzel Juliene ile evlenmek üzere Paris’e gelir. Fakat Juliene, Eraste’a aşıktır ve babasının arzusu hilafına Eraste ile evlenmek istemektedir. O yüzden tüm Paris bir olup Mösyö dö Pursoynak’ı ve babasını bu evlilik fikrinden caydırmak için hile, yalan dolan, alavere dalavere sürecini başlatırlar.

Erzurum DT, eseri sığlaştırmayı göze alarak oyundaki esprileri çoğunlukla güncelleştirmeyi tercih ederek sunmuş. Belki klasikseverleri bu yönü rahatsız etmiş olabilir ama ilginçtir en çok güldüren espriler de bunlar oldu. Zaten hikâye de gayet bizden ve aşina olduğumuz bir hikâye. O nedenle absürt kıyafetlere rağmen oyunun içine girmeniz gayet kolay olduğu gibi, bizden espriler de oyunu daha bir sıcak hale getiriyor. 

Arka planda renkleri sürekli değişen sabit bir perde ile eğimli bir panelden oluşan sade bir dekor kullanılırken, dönemin giyim tarzı abartı tarzda karikatürize edilerek kullanılmış.

İki perdeden oluşan oyun, bir buçuk saatlik süresi ile sıkmadan, yer yer kahkaha attırarak, keyifli dakikalar yaşatmayı başarıyor. Emrah Keskin ve Nazlı Kurbal’ın oyunu başarılı kılan ana unsurlar olduğunu belirtmeden geçmek büyük haksızlık olur. Her ikisi de müthiş oyuncular ve bir an önce Ankara’ya tayin olmalarını diliyorum. Tabii bu haftanın üç klasiğinin rejisörlüğünü yapan Işıl Kasapoğlu’nun ustalığını ve oyuna katkılarını ihmal etmiş olmayalım.

Güzel dansları, şarkıları, oyuncuların güzel enerjisi ve hoş esprileri ile gayet başarılı bir oyundu, teşekkürler Erzurum DT…

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.