Ali Aydın

Short Term 12

25.12.2018
Short Term 12

Bir varmış bir yokmuş…

Okyanus yüzeyinin millerce altında Nina adında genç bir ahtapot yaşarmış.

Nina zamanının çoğunu taşlardan ve deniz kabuklarından garip şeyler yaparak geçirirmiş.

Çok mutluymuş.

Ama sonra bir pazartesi günü bir köpek balığı gelmiş.

“Adın ne senin?” demiş Köpek Balığı.

“Nina” diye yanıtlamış o da.

“Arkadaşım olmak ister misin?” demiş Köpek Balığı.

“Tamam. Ne yapmam gerekiyor?” demiş Nina.

“Pek bir şey değil.” demiş Köpek Balığı, “Kollarından birini yememe izin ver yeter.”           

Nina’nın daha önce hiç arkadaşı olmadığından acaba bu arkadaş olmak için yapılması gerekenlerden mi diye düşünmüş. Sekiz koluna bakmış ve bir tanesinden vazgeçmenin çok da kötü olmayacağına karar vermiş. Bir kolunu yeni ve harika arkadaşına bağışlamış.

O hafta Nina ile Köpek Balığı her gün birlikte oynamış. Mağaralar keşfetmişler, kumdan kaleler yapmışlar. Çok çok hızlı yüzmüşler.

Ve her gece Köpek Balığı acıktığında Nina, yemesi için bir kolunu daha vermiş.

Pazar günü tüm gün oynadıktan sonra Köpek Balığı Nina’ya çok aç olduğunu söylemiş.

“Anlamıyorum.” demiş Nina. “Altı kolumu çoktan verdim. Şimdi bir tane daha mı istiyorsun?”

Köpek Balığı ona arkadaşça bir tebessümle bakmış ve “Bir tanesini istemiyorum” demiş. “Bu sefer hepsini istiyorum.”

“Ama neden?” diye sormuş Nina.

Köpek Balığı da: “Çünkü arkadaşlar birbirleri için böyle yaparlar.” diye yanıt vermiş. Köpek Balığı yemeğini bitirdiğinde çok üzgün ve yalnız hissetmiş.

Birlikte mağaralar keşfedeceği, kumdan kaleler yapacağı, çok çok hızlı yüzeceği birine sahip olmayı özlemiş.

Nina’yı çok özlemiş. Bu yüzden başka bir arkadaş bulmak için çok hızlı yüzmüş.

Babası tarafından taciz edilen ve şiddete maruz kalan, içine kapanmış, sorunlu, yalnız bir genç kızın kaleminden çıkan bu hikaye filmin ana mesajı olan; çeşitli saiklerle birbirini yeyip bitiren, tüketen, birbirine hayatı zehir eden sorunlu ilişkilerin, sonunda çırılçıplak bir yalnızlıkla baş başa bıraktığı insanların hikayesi.

Travma yaşamış çocukların kısa süreli kaldıkları; küfretmenin, şiddetin yasak olduğu, sıkı kuralları olan bir bakım evi…

Onların bakımını ve güvenliğini üstlenmiş, yine her biri travmatik bir geçmişe sahip görevliler…

Kimisi annesinden şiddet görmüş, dünyası karartılmış dolayısıyla güveni ve umudu kalmadığı için hayata adım atmaya cesareti kalmamış…

Kimisi annesi erken yaşta ölünce babası tarafından taciz ve şiddet sarmalı içerisinde büyütülmüş, her şeye karşı nefret ve öfke dolu…

Kimisi dış dünyadan tamamen kopmuş; oyuncaklarıyla kendine dünya kurmuş, sürekli nereye gideceğini bilmediği halde koşarak kaçmaya, uzaklaşmaya çalışan bir ev dolusu çocuk…

Tüm bu çocuklara empatiyle yaklaşan, yardımcı olmaya, en azından kendilerine zarar vermelerine engel olmaya çalışan fakat aynı binada görev yaptığı erkek arkadaşından hamile olduğunu öğrenmesiyle tüm genç kızlık hatıraları heyula gibi tepesine çöken, tüm kimyası bozulan görevli bir kadın…

Duygu sömürüsüne kaçmadan sakin sakin hikâyesini anlatan, umut aşılayan, onca acıya, drama karşın gülümsetme çabası içinde olan filmin izleyicide bıraktığı ana düşünce, hayatın zor olduğu fakat çocuklar için çok daha zor olduğu ve dünyanın en mağdur canlılarının çocuklar olduğu sanırım.

Savaşlardan, göçlerden, yokluktan, kıtlıktan en çok etkilenen onlar…

Şehvetin esiri olmuş veya hayat gailesi içinde dengeyi yitirmiş ebeveynlerin elinde savunmasızca alet olan onlar…

Devletlerin ideal vatandaş ve itaatkâr eleman üretme çiftlikleri olarak tasarladıkları eğitim sistemleri içinde bir ürün haline getirilen; yaratıcılığı, öz güveni öldürülen, başarı ve diploma odaklı bir sistemin dişlilerine malzeme edilen onlar…

Yetişkinlerin, üzerinde her türlü tasarrufu kendilerine hak gördükleri onlar…

Hayatın henüz başında, deneyimsiz-bilgisiz olan ve bunu istismar edebilecek büyüklerinin bakımına muhtaç oldukları için her türlü tehdide açık olan onlar…

Yetişkinlerin birbirine söyleyemeyecekleri sözleri veya yapamayacakları şeyleri çok rahat bir şekilde söyleyebildikleri ve yapabildikleri yine onlar…

Etkileyici bir hikâyeyle, adanmış insanların bu çocuklara destek olmalarını, onlara destek olurken de kendi travmalarıyla bir kez daha yüzleşmelerini ve bir yerden sonra rollerin yer değiştirdiği bir süreci anlatan bol ödüllü bağımsız film; tüm düşündürdükleri, hissettirdikleri ve bıraktığı izle tüm övgüleri hak ediyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.